HATAY DÖRTYOL İLÇE MİLLÎ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ

İlçe Milli Eğitim Müdürümüz Mehmet TOKSOY'un

İlçe Milli Eğitim Müdürümüz Mehmet TOKSOY'un

 

          2016 yılının 15 Temmuz Cuma gecesi Türk milletinin zorlu ve büyük sınavdan geçtiği tarihi bir gündür.   Tarihte bir çok büyük bir sınavdan alnının akıyla çıkan necip milletimiz, geçen yüzyılda "darbe"lere defaten şahitlik etmiş, 1961 yılının puslu bir Eylül gününde kendi başbakanının îdama yürüyüşünü yaşlı gözlerle ve çaresizce izlemiştir. Bu defa ise, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN başta olmak üzere aziz milletimiz o karanlık gecede meydanlara çıkmış, vatan hainlerinin karşısında dimdik durarak "darbe" kelimesini tarihe gömmüş ve kendi tarihini yeniden yazmıştır. Devlet büyüklerimizin îkaz ve yönlendirmeleriyle sokaklara dökülerek büyük bir destan yazan milletimizin yiğitleri, ülkeyi savunmak için bir an olsun düşünmeyip, nerede terörist varsa, oraya yönelmiş, Ay yıldızlı bayrağından ve îman dolu kalbinden başka bir silahı olmadan tankların ve kurşunların karşısına bir bir dikilmiştir. Üstad Necip Fâzıl'ın ifadesiyle, "Kim var?!" denildiğinde, sağına soluna bakmadan "Ben varım!" demeyi bilmiştir.   Yine Necip Fâzıl merhumun;   "Mehmed'im, sevinin, başlar yüksekte! Ölsek de sevinin, eve dönsek de! Sanma bu tekerlek kalır tümsekte! Yarın, elbet bizim, elbet bizimdir! Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir!"   mısrâlarına kulak verip ölümü de, eve dönüşü de aynı bilerek; korkmadan, tedirgin olmadan, yarının ve ebedî âlemin bizim olması için varını yoğunu ortaya koymuştur.   Sakın kader deme! Kaderin üstünde bir kader vardır. Ne yapsalar boş, göklerden gelen bir karar vardır. Gün batsa ne olur, geceyi onaran bir mimar vardır!   O gece göklerden gelen karara boynunu uzatan bir nesil çıkmış, gözünü budaktan esirgememiş, korkmadan, çekinmeden hattâ koşarcasına topun, tankın, kurşunun üzerine yürümüştür. Bu bir kişinin destanı değildir. Bir halkın, elele verip kendi istiklâlini ve istikbâlini korumasının destanıdır. İhanete, düşmanlığa, vefâsızlığa meydan okumasıdır. Hakka, hakikate, birliğe, kardeşliğe, dostluğa sahip çıkması ve bu uğurda bütün sevdiklerini, bir an bile düşünmeksizin arkada bırakabilmesidir. O gecede cansiperâne bir şekilde tanka, uçağa, helikoptere karşı duran, kurşunlara, bombalara, hiç düşünmeden vücudunu siper edip, vatan ve namus uğruna Allah için çarpışan Astsubay Başçavuş Ömer Halis DEMİR, Piyade kurmay Albay Sait ERTÜRK, Adanalı ikiz kardeş Özel Harekat Polisleri Ahmet ve Mehmet ORUÇ, henüz 16 yaşında olan öğrenci Engin TİLBAÇ, 41 yaşındaki taksi şoförü Akın SERTÇELİK, 3 çocuk babası 37 yaşındaki esnaf Halil KANTARCI, Okan Üniversitesi İç Mimarlık Bölümü 2. sınıf öğrencisi 20 yaşındaki Mustafa DİREKLİ, 52 yaşında ev hanımı 3 çocuklu Türkan Türkmen TEKİN ve muhtar Mete SERTBAŞ gibi binlerce kahraman vatan evladı namusunu çiğnetmemiş, ceddinin yolunda giderek destanlar yazmıştır. Hele o gece "-Bundan sonra komutan benim!" diyen cuntacı generali alnından vurarak darbe girişimine ilk kurşunu sıkan ve akabinde oradaki diğer hainler tarafından 30 kurşunla şehit edilen aslan parçası Niğdeli Astsubay Ömer Halisdemir tarihte eşine az rastlanır bir kahramanlık göstermiştir. Nihayetinde bu aziz millet; genciyle-yaşlısıyla, kadınıyla-erkeğiyle darbeye göğüs germiş; o veya bu şekilde sinsi bir plâna âlet olanların ele geçirmeye çalıştığı neresi varsa, oraları işgalden kurtarmış, bayrağı yere düşürmemiş, vatanına ve namusuna sahip çıkmış, sadece işgalcilere değil, bütün dünyaya büyük bir ders vermiştir. Ancak 15 Temmuzdan milletçe bizlerin de alacağı büyük dersler vardır. En başta, başkalarının hatalarını aramak yerine kendi hatalarımızı aramalı, şehitler ve gaziler yurdu vatanımızın öz evlatlarına herkesten evvel biz sahip çıkmalıyız. Aksi halde tarih tekerrür eder. Bu hain darbe girişimi akli muvanezasi bozuk şizofren birinin tek başına uzun süre hazırlık yaparak başarabileceği basit bir olay değildir. Zira eski meşhur karbonari teşkilatı gibi karmaşık hücre yapılı, yurt dışından çok güçlü desteği olan bir terör örgütü ile karşı karşıya kaldık. Başta ABD olmak üzere batılı ülkelerin tutum, tavır ve açıklamaları bu terör örgütünün nereden beslendiğini ve destek aldığın açıkça göstermektedir. Kukla terör örgütü eleb   aşının devletimiz tarafından defalarca istenmesine rağmen teslim edilmeyip hala korunması, zahirde "dost" görünen bu devletlerin Suriye, Katar, Doğu Akdeniz, Libya, S-400 ve F-35 gibi birçok zincirleme olaylardaki tutum ve söylemleri, emellerinden hala vazgeçmediklerini, her defasında "bu defa olmadı, başka sefere" diyerek sürekli yeni oyun ve planların peşinde koştuklarını göstermektedir. Dolayısıyla bizler de uluslararası büyük bir oyun ve tuzak ile karşı karşıya olduğumuzu iyi anlamalı, iç ve dış düşmanlarımızın fitnelerine karşı daima teyakkuz yani uyanık halde olmalı, milletçe "su uyur, düşman uyumaz" atasözünü hatırdan asla çıkarmamalıyız.  Buna bağlı olarak varlığımızı devam ettirebilmemizin yegane dayanağı olan milli birlik ve beraberliğimize, kardeşlik hukukumuza zarar verebilecek her türlü söylem ve davranışlarımıza dikkat etmeli, twitter ve facebook gibi sanal dünyada yazılan ve çizilen her şeye inanmamalı ve yaymamalıyız. Toplumumuzun huzurunu bozucu hal ve hareketlerden sakınmalı, devletimizin belirlediği genel kurallara ve kanunlara uymalıyız.   Bu millet var oldukça, bu vatanın yüz akı olan şehitlerini her zaman rahmet, minnet ve hasretle yâd edecek, hayır duâlarla anacaktır. Cenâb-ı Hak, bu millete bir daha o geceki gibi bir gece yaşatmasın. Allah, bu cennet vatanın huzuruna, bu milletin birlik ve bütünlüğüne kastedecek düşmanlara fırsat vermesin.   Cenâb-ı Hakk'a, Ârif Nihat Asya'nın şu güzel "Duâ" şiiriyle niyaz edelim:  Biz, kısık sesleriz? Minareleri, Sen, ezansız bırakma Allâh'ım! Ya çağır şurada bal yapanlarını,  Ya kovansız bırakma Allâh'ım! Mahyasızdır minareler? Göğü de,  Kehkeşansız bırakma Allâh'ım!           Müslümanlıkla yoğrulan yurdu,   Müslümansız bırakma Allâh'ım!  Bize güç ver? Cihad meydanını,  Pehlivansız bırakma Allâh'ım! Kahraman bekleyen yığınlarını, Kahramansız bırakma Allâh'ım!   Bilelim hasma karşı koymasını, Bizi cansız bırakma Allâh'ım! Yarının yollarında, yılları da, Ramazan'sız bırakma Allâh'ım!  Ya dağıt kimsesiz kalan sürünü,  Ya çobansız bırakma Allâh'ım!  Bizi Sen sevgisiz, susuz, havasız;  ve vatansız bırakma Allâh'ım! Müslümanlıkla yoğrulan yurdu, Müslümansız bırakma Allâh'ım!  Âmin, âmin, âmin!    15 Temmuz 2016 tarihinde, devletimizin bütünlüğüne ve milletimizin huzuruna karşı gerçekleştirilmiş olan hain darbe girişimine karşı, şanlı ve destansı bir direniş gerçekleştirmiş olan Gazi milletimizi ve şüheda emaneti olan aziz vatanımızı iç ve dış düşmanların şerrinden Rabbimiz muhafaza buyursun!  Tarih boyunca din, devlet ve vatan için şehadet şerbetini içen tüm Şehitlerimizi rahmetle ve Fatihalarla yâd ediyoruz. Ruhları Şad olsun.

 

                                                                                                                                                                                                                      Mehmet TOKSOY    

                                                                                                                                                                                                                                                   İlçe Milli Eğitim Müdürü

                                                                                                                                                                          

Numuneevler Mah. Tahsin Katipoğlu Caddesi No 66 Kat 1 Dörtyol / HATAY - 326 712 10 51 551 208 18 30 551 208 18 31 551 208 18 32

MEB © - Tüm Hakları Saklıdır. Gizlilik, Kullanım ve Telif Hakları bildiriminde belirtilen kurallar çerçevesinde hizmet sunulmaktadır.